Beni, senin kadar hiçkimse sevmedi!..
Günler eskiyor, saatler eskiyor, duygular eskiyor ve en önemlisi bizi biz yapan insanlığımız eskiyor ama bir tek sevgi eskimiyor… Hep aynı, kaldığın yerden devam ediyorsun; bir şarkı, bir koku, bir ses, bir dokunuş yine hatırlatıveriyor sana…
düşünceli olmaya davet ediyorum adamı yalnız bırakın
gidin başka yerlerde durun herkes herhangi bi yerde sadece dursun amk buna da müdahele edemezler ya
yeni bi direniş başlasın memlekette
Böylesi bir toplum olduğumuzu görmek, bir ağrıya meydan oluyor göğsümde. Ama huzurdan, ama mutluluktan… Hem bu tarz bir eyleme aklı ermez devletin. Sıfır şiddet, sıfır hakaret, barikatsız ve polissiz ! Birilerinin uyurken kulağına şiir fısıldaması gibi. Yorgunluğumuza sünger çekildi adeta. Biber…
Bu şiir de gündem için gelsin…
Gül Kokuyorsun / Edip Cansever
Gül kokuyorsun bir de
Amansız, acımasız kokuyorsun
Gittikçe daha keskin kokuyorsun, daha yoğun
Dayanılmaz bir şey oluyorsun, biliyorsun
Hırçın hırçın, pembe pembe
Öfkeli öfkeli gül
Gül kokuyorsun nefes nefese.
Gül kokuyorsun, amansız kokuyorsun
Ve acı ve yiğit ve nasıl gerekiyorsa öyle
Sen koktukça düşümde görüyorum onu
Düşümde, yani her yerde
Yüzü sararmış, titriyor dudakları
Şakakları ter içinde
Tam alnının altında masmavi iki ateş
İki su
İki deniz bazen
Bazen iki damla yaz yağmuru
Mermerini emerek dağlarının
Şiirler söylüyor gene
Ölümünden bu yana yazdığı şiirler
Kızaraktan birtakım şiirlere
Büyük sular büyük gemileri sever çünkü
Ve odur ki büyüklük
Şiir insanın içinden dopdolu bir hayat gibi geçerse
O zaman ölünce de şiirler yazar insan
Ölünce de yazdıklarını okutur elbet
Ve senin böyle amansız gül koktuğun gibi
Yaşamanın her bir yerinde.
Gül kokuyorsun, amansız kokuyorsun
Bu koku dünyayı tutacak nerdeyse
Gül, gül! diye bağıracak çocuklar bütün
Herkes, hep bir ağızdan: gül!
Ve her şeyin üstüne bir gül işlenecek
Saçların, alınların, göğüslerin üstüne
Yüreklerin üstüne
Bembeyaz kemiklerin
Mezarsız ölülerin üstüne
Kurumuş gözyaşlarının
Titreyen kirpiklerin üstüne
Kenetlenmiş çenelerin
Ağarmış dudakların
Unutulmuş çığlıkların üstüne
Kederlerin, yasların, sevinçlerin üstüne
Ve her şeyin üstüne bir gül islenecek.
Bir rüzgar, bir fırtına gibi esecek gül
Yıllarca esecek belki
Ve ansızın dünyamızı göreceğiz bir sabah
Göreceğiz ki
Biz dünyamızı gerçekten görmemişiz daha
Geceyi, gündüzü, yıldızları
Görmemişiz hiç
Tanışmaya komamışlar bizi güzelim dünyamızla.
Öyleyse dostlar bırakın bu yalnızlıkları
Bu umutsuzlukları bırakın kardeşler
Göreceksiniz nasıl
Güller güller güller dolusu
Nasıl gül kokacağız birlikte
Amansız, acımasız kokacağız
Dayanılmaz kokacağız nefes nefese…
Söz: Sezen Aksu, Meral Okay
Müzik: Giancarlo Biqazzi, Marco Falagiani
geceye açar akşam sefaları
ölüme benzer güne vedaları
deli dolu bir macera bir şölen bir düğün
kadere kısmet narin hayatları
ışığa uçar bütün pervaneler
ateşe giderken ne şahaneler
dönerek acıyla aşkla şu alemi
yana yana rakseder divaneler
bir varmış bir yokmuş dünya masalmış
her yolcudan bu handa hoş seda kalmış
gökten üç elma düşmüş yuvarlanmış
herkes payına düşen elmayı almış
sora sora az gidip uz gidip kaf dağına
gizini arar saadetin dünyalılar
günaha yakın dururken bir yanları
ne kadar hazin hüzünlü sevdalılar
ışığa uçar bütün pervaneler
ateşe giderken ne şahaneler
dönerek acıyla aşkla şu alemi
yana yana rakseder divaneler
bir varmış bir yokmuş dünya masalmış
her yolcudan bu handa hoş seda kalmış
gökten üç elma düşmüş yuvarlanmış
herkes payına düşen elmayı almış
sora sora az gidip uz gidip kaf dağına
gizini arar saadetin dünyalılar…
Canlı izlemek ve dinlemek ayrı bir güzelmiş :)
Yokluğunda…